Einstein’in kızına mektubu: Sevginin gücü

Please log in or register to like posts.
Haberler

En son ne zaman içinizden gelerek ”Seni seviyorum” dediğinizi bir düşünün ve lütfen mektubu okuyup kendinizi keşfedin…

Albert Einstein ölmeden önce kızı Lieserl’e özellikle yazdığı mektupları gerektiği sürece korumasını vasiyet etti. Lieser babasına verdiği sözü tuttu ve bilim alanında bizi aydınlatan, çağının çok ilerisinde olan Fizikçi’nin mektuplarını sakladı.

Yaklaşık 1400 mektup vardı. 1980’lerin sonunda Lieserl babasının mektuplarını Yahudi Üniversitesi’ne bağışladı. Tek şartı babasının ölümünün üzerinden 20 yıl geçmeden mektupları yayınlamamalarıydı.

Üniversite kendisine tanınan zaman dolduğunda mektupları yayınladı. Bu yazı da Albert Einste’in kızı Lieserl’e sevginin gücü hakkındaki düşüncelerini paylamak adına yazdığı mektup için var. Çünkü böylesine anlamlı bir mektuptan cümlelerim uzak duramazdı.

Mektubu bölüm bölüm paylaşmaya karar verdim, çünkü okuduktan sonra kendimi tutamadım. Bu elbette sade bir şekilde mektubun sizlerle paylaşımı olabilirdi, ama Albert Einstein’in cümleleri ile benimkileri çarpıştırmak mükemmel bir ütopya ve ben evrendeki yerimi bugün böyle kaplamak istiyorum.

Ön yargı çarpışmaları

”İzafiyet kuramını açıkladığım zaman çok az kişi beni anladı, şimdi insanlığa ulaşması için yazacaklarım da bu dünyada yanlış anlaşılma ve ön yargıyla çarpışmaya mahkum.

Mektupları gerektiği sürece korumanı istiyorum, ta ki toplum şimdi açıklayacaklarımı kabul edecek düzeye gelene kadar.

Bilimin açıklayamadığı son derece kuvvetli bir güç var. Bu güç herkesi kapsıyor ve yönetiyor , evrenin çalışmasını sağlayan her olgunun arkasında bile o var ve henüz bizim tarafımızdan tanımlanamadı”

Hala bu güzel adamı anlayacak olgunlukta mıyız bu kısmı şüpheli tabii, ancak yine de evrenin ötesinde sözcüklerin tanımını yapmak onun aslında duygusal zekasının da ne kadar güçlü bir adam olduğunu göstermiyor mu sizce de?

Evrenin üstündeki güç, sevgi

”Bilim insanları, evren için birleşik bir kuram ararken, görülemeyen en kuvvetli evrensel gücü unuttular.

Sevgi Işıktır, onu alıp verenleri aydınlatan.

Sevgi yer çekimidir, çünkü insanların birbirine çekim hissetmelerini sağlar.

Sevgi kuvvettir, çünkü bizdeki en iyiyi çoğaltır, ve insanlığın kör bencilliklerinde tükenmemesine izin verir.

Sevgi için yaşarız ve ölürüz.

Sevgi Allah’tır ve Allah sevgidir”

Yeryüzünde yer çekimine bağlı yaşayan bedenimiz, başını gökyüzüne her kaldırdığında özgürlüğü düşler. Sevgi işte gökyüzüne uzanan en güzel duygu. Einstein çağının ötesinde düşünmüş ve dününü, bugünü, yarınını sevginin kurtaracağına inanmış. Ne güzel de yapmış. Çünkü tüm karanlıklardan bizi ancak sevgi kurtaracak.

Dünyaya geliş nedenimizi ararken yolumuzu bulduran pusulanın adı, kuşkusuz sevgi olacak.

Sevgi sınırı olmayan en kuvvetli güç

”Bu güç her şeyi açıklar ve yaşama anlam katar. Bu bizim çok uzun süredir göz ardı ettiğimiz bir çelişkidir, çünkü belki insanın evrende kendi özgür iradesiyle kullanamayacağı tek enerji olduğu için sevgiden korkuyoruz.

Sevgiye görünürlük verebilmek için, en ünlü denklemimde basit bir yer değiştirme yaptım.

Eğer E=mc2 yerine, dünyayı iyileştirecek olan enerjinin ışık hızının karesiyle çarpılacak sevgiyle sağlanabileceğini kabul edersek, şu sonuca varıyoruz: sevgi en kuvvetli güçtür, çünkü sınırı yoktur”

İnsan en çok içindeki sevgiyi yansıtırken utanır, fark ettiniz mi? Aynaya bir bakın ve kendinize dürüst olun. En son ne zaman birine ”seni seviyorum” derken çekinmediniz. Bu, bunca utanmamız gereken ama asla umursamadığımız şeyler yapıyorken kesinlikle utanmamız gereken bir konu olmamalı. Ama gel gör ki, bu toplum en çok sevgisini saklamayı öğretiyor gizliden sevdiği çocuklarına…

Sevginin yaydığı enerji ile beslenin

”İnsanlığın evrendeki bizim düşmanımız haline gelen diğer güçleri kullanmakta ve kontrol etmekte ki başarısızlığından sonra kendimizi başka çeşit bir enerjiyle beslememiz zorunludur.

Eğer türümüzün hayatta kalmasını istiyorsak, eğer hayatta bir anlam bulmamız gerekiyorsa, eğer dünyayı ve içinde yaşayan her duyarlı varlığı kurtarmak istiyorsak, sevgi tek ve biricik cevaptır.

Belki bir sevgi bombası, gezegenimizi harap eden açgözlülük, nefret ve bencilliği tamamen yok edebilecek kadar güçlü bir cihaz, yapmaya hazır değiliz.

Buna rağmen her bireyin enerjisini açığa çıkartmayı bekleyen küçük ama kuvvetli bir jenaratörü var”

İçimizde bir güç var ve her şey mümkün. Einstein’in kaç zaman önce keşfedip beklettiği bu düşünce şu an muhtemelen hepimizin kalbinin kilitli bir bölmesinde duruyor. İnsan aslında hücrelerden değil sevgiden oluşuyor.

Bir psikolojik deney vardı: İki farklı kavanoza pirinç koyup birine her gün sevgi sözcükleri söyleyip diğerine kinimizi boşaltıyoruz. 1 ayın sonunda sevgi sözcükleri fısıldadığımız kavanoz aynı halini korurken kin dolmuş kavanozdaki pirinçlerin bozulduğunu görüyoruz.

Deney sadece pirinçler üzerinde yapılıyor. Siz bir de onların yerine kendi kalbinizi koyun da bir düşünün derim, neler hissediyorsunuz?

Çünkü sevgi hayatın en özlü kısmıdır

”Bu evrensel enerjiyi almayı ve vermeyi öğrendiğimiz zaman sevgili Lieserl, sevginin hepsini yendiğini, her şeyin ötesine geçtiğini doğrulayabileceğiz, çünkü sevgi hayatın en özlü kısmıdır.

Bütün hayatım boyunca kalbimin içinde sana dair sessizce atanları ifade edemediğim için çok derin bir pişmanlık duyuyorum. Belki artık özür dilemek için çok geç, ama zaman göreceli olduğu için sana söylemem gerekiyor : seni seviyorum ve nihai cevabı bulduğum için sana teşekkür ederim.

Baban Albert Einstein”

Sevgili Einstein, eminin en az sevgili Lieserl’in bu mektubu okuduğunda hissettiği kadar, mutlu hissettim kendimi. İnsanın aşması gereken en büyük duvarın kendi hücrelerinden ördüğü bir sevgi duvarı olduğunu bir kez daha düşündüm.

Bu dünya kızına hala bir kez bile ”Seni seviyorum” dememiş, diyememiş babalarla dolu. Biliyorum, çünkü ben de o kız çocuklarından sadece birisiyim.

Sevginin içimize kattığı tüm değerler adına bin teşekkür sana… Umarım biz de çok geç kalmadan kavrarız senin çok zaman önce keşfettiğin bu duyguyu.

Ve umarım bir kişi daha bu duyguyu keşfetmeden yıldız olup asılmaz gökyüzüne…

Beğenmeyenler ?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir