Çarpmanın Etkisiyle Yüksek Sıcaklıklar Üreten Devasa Asteroide Dair Bulgular

Please log in or register to like posts.
Haberler
Milyonlarca yıl önce Kanada’da bir bölgeye düşen meteor, şimdiye kadar kaydedilen en yüksek sıcaklığı üreterek, kayaların erimesine yol açmış.

Şehir büyüklüğünde bir gök taşı milyonlarca yıl önce yeryüzüne o denli hızla çarptı ki, kayaların 2370 santigrat dereceye kadar ısınmalarına neden oldu. Bilim insanlarının belirttiğine göre bu sıcaklık, yeryüzünde bir kaya için görülen en yüksek sıcaklık değeri.

Avustralya’da bulunan Curtin Üniversitesi’nde görevli Nicholas Timms’in öncülüğünde yapılan bir analize göre bulunan kaya, rekor derecede sıcaklıklara ulaşmış. Ekibin yaptığı çalışma, ‘Earth and Planetary Science Letters’da yayınlandı.

Mistastin Lake krateri, beş kilometre genişliğindeki gök taşının 38 milyon yıl kadar önce, günümüz atlarının, geyiklerinin ve kemirgenlerinin ilk atalarının Kuzey Amerika’da gezindiği dönemlerde, yeryüzüne yakın bir noktada patlaması ile oluşmuş.

Ay’a yolculuk

Araştırmacılardan Zanetti, kraterin uzay bilimciler tarafından ayın uzak yüzünün bir benzeri olarak kullanıldığını, zira ayın bazı bölgelerinin de soluk renkli, ‘anorthosite’ adlı kaya ile kaplı olduklarını söylüyor.

Kanada Uzay Ajansı 2011 yılında bir astronot ve bir robottan oluşan ekibin kraterde keşifler yapmasının ne oranda mümkün olabileceğine dair üç projeye destek sağlamış. O zamanlar doktora öğrencisi olan Zanetti’ de üçüncü projeye katılmış.

“Astronot görevi yapanlara not almaları konusunda yardımcı oluyordum. Biraz egzotik bir şey gördüğümüzde ‘bu da neyin nesi?’ diye düşünüyor, heyecana kapılıyorduk” diyor.

Ekip, kraterin gölet kaya havuzlarından oluşan ‘Discovery Hill’ olarak adlandırılan bölgesini araştırıyordu. Bu bölge daha önce çarpmanın etkisiyle erimiş. Zanetti, kayaların büyük bölümünün mat görünümlü, normal volkanik kayalar olduğunu söylüyor.

Yumruk büyüklüğünde, parlak, camsı bir kaya, Zanetti’nin gözüne çarpmış.

Kayayı laboratuara götürerek bir parça koparıp mikroskop altında inceleme yapmış.

“Parçayı incelediğimizde, tuhaf görünümlü zirkon parçacıklarına benzer bir şey olduğunu gördük” diyor Zanetti.

Zirkon, jeologlar için özel anlam taşıyan bir mineraldir zira, çevredeki tüm kayaları eritmesine rağmen erimez ve kırılması zordur. Bu nedenle uzun ömürlü olan kaya, çevrede bulunan diğer taşların yaşam sürelerinin tespitinde de kullanılabilmektedir.

Bu araştırma esnasında bulunan Zirkon parçasının çevresi garip, kahverengi renkli bir maddeyle çevriliymiş.

Zirkon erimemekle birlikte, 1.700 santigrat derecede zirkonya ve silika minerallerine ayrıldığı bilinir.

İpucu, kübik zirkonya

Elektron mikroskobuyla yapılan bir inceleme, parçanın zirkonya ile çevrildiğini doğruladı.

Saf karbonun farklı biçim ve şekillerde oluşması gibi zirkonya da aynı şekilde oluşur.

En iyi bilinen türü ‘küp biçimli zirkonya’dır. Daha çok sahte elmas yapımında kullanılır. 2.370 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda üretilir zira bu sıcaklığın altında başka biçimlere dönüşme eğilimindedir. Küp biçimli zirkonya mücevheratlarının üretimi sırasında bu dönüşümü engellemek için dengeleyici kimyasal ajan kullanılır.

Zanetti’nin kayasının yüksek sıcaklıklarda analiz edilmesiyle bu kayanın bir zamanlar küp biçimli zirkonya biçimine dönüştüğü tespit edilmiş. Bunun olabilmesi için de 2.370 derece sıcaklığa erişmiş olması gerekiyordu.

Tüm bu araştırmalardan bu bölgeye vaktiyle düşen büyük gök taşının, kayaları daha önce hiç görülmeyen bir sıcaklık olan 2370 santigrat dereceye kadar ısıttığı anlaşılıyor.

Bugüne kadar bilgisayar modelleri dışında bir gök taşının bu denli bir etkiye sahip olabileceğine dair somut bir örneğe hiç rastlamadıklarını, bu buluşla artık ellerinde fiziksel bir kanıt olduğunu söyleyen Zanetti, bu yolla boşluğun biraz daha kapatıldığını söylüyor.

webtekno

Beğenmeyenler ?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir